Wednesday, January 11, 2012

Yevmiye

Tuhaf bir uyku çöküp de rüyalar belirdiğinde, aklıma gelen resimleri kimse görmüyor. Onların tek göreni benim.

Eskileri düşünüyorum, eskilerin masallarını, sonra geleceğin masallarını. Bazı günler okuduğum, yazdığım, dinlediğim her şey bende tuhaf bir çalkantıya sebep oluyor.

Talking Robots diye bir podcast dinledim, konuşan adam robotların hiç bilmedikleri ortamlarda yön bulmasıyla ilgili çalışıyormuş. Bir kıtaya ilk vardığınızda, yönünüzü nasıl bulursanız, robotlar da öyle bulmak zorunda dedi. Karıncaların yön bulmasından bahsetti.

Sonra TED'den Kamboçyalı bir kadının işkencenin yok edilmesiyle ilgili temenni mahiyetinde bir konuşmasını dinledim. How to stop torture deyince, somut önerileri var sanmıştım halbuki.

Sonra iProcrastinate diye bir podcast dinledim. Bu bölümü adam 2 ay sonra çekmiş, tembellik üzerine konuşmak için üşenmiş yani. Ben daha yeni dinliyorum, zaten mıymıy bir adam ve pek bir faydası yok, her konuşmasında aynı lafları tekrar edip duruyor.

Araya Abdülaziz Bayındır girdi, bir iki videosunu seyrettim, Adem'den önce insan var mıydı sorusunu cevaplarken konuyla alakasız bir çok şey anlattı. Yeryüzünde halife kılacağım/oluşturacağım diyen ayeti, halifelik diye anlattı, üstüne bir de kümes hikayeleri falan anlattı. (Melekler nereden biliyormuş kan döküleceğini? Melekler horozlara bakmışlar, bunlar böyleyse, insan kim bilir nasıldır demişler.) Tuhaftı.

Sonra bir tutam Cübbeli dinledim ama bu video Cübbeli'nin dinden çıktığını iddia eden bir video. Millet böyle şeyleri üretmeye zaman harcıyor. Ben az çok bu adamlara olumlu bakmaya çalışan biri olarak, bunların hiçbiri işe yaramaz deme noktasına geliyorsam, dini meselelere zaten soğuk yaklaşan biri ne yapsın?

Abdülhakim Murad'ın Hristiyan doktrininde Tanrı'nın erkek olmasıyla ilgili bir cevabını dinledim sonra. Neden bizde böyle bir adam yok diyorum her dinlediğimde. Türkiye'de meşhur olmuş her hoca kılıklı adamı bir şekilde dinlemişimdir, şu zamana kadar dilinin hakkını bu adam kadar veren kimseye rastlamadım. İnsanın bir görüşü, ilmi, yorumu falan olur ama bu bizim hocaların (nasıl desem) bir hamamcı havası var ya, o beni bitiriyor. Al beni bir kesele hocam.

Günün neticesi, saat 1 olmuş, uyku gözlerimden akıyor, ben bu adamların hepsini aynı kare içinde görüyorum. Uyumak lazım. Azizem. Dur.

No comments:

Post a Comment