Thursday, January 12, 2012

Ciddiyet

Bende eksik olan şey belki de budur: Ciddiyet. Bir şeyleri ciddiye almayı yeniden öğrenmem gerekiyordur, belki bu yüzden konuşmaya ve yazmaya karşı da ciddi değilimdir, korkularım sadece ailevi cinsinden, hani tosuncuk hasta olmasın, sevgilim üzülmesin, burnum yamuk durmasın cinsinden korkular olduğu için böyle yekpare bir pespayelik içinde aklımın el feneriyle bir çatlak bulup çıkmaya, çıkmaya, çıkmaya ama tabii ki yeterince aramak işime gelmediğinden esarete, esarete, esarete mahkumumdur.

Ciddiyet her faaliyete lazım, bakıyorum yeryüzünde herkes, hemen herkes yani, benden daha ciddi duruyor. Benim içim bi acayip, bilmeyen ne bilsin bizi ama bilenler neden Beethoven gibi sağır kalmam muhtemel olduğu halde konuya espriyle yaklaşabildiğimi veya içinde bulunduğum maddi imkan(sızlık) ve şeraitin neden bende gereken vehmi uyandırmadığını sorabilir. Zaman zaman kendimi bunaltmaya çalıştığım oluyor, bu kadar stres-vareste bir adam olmak odunluk gibi de gelebilir diye ve bazen ciddi ciddi ciddiyetsizliğimin akıbetinden korktuğum için.

Velakin, olmuyor, yapamıyorum. Şahs-ı manevimde mündemiç evham-ı hakikat dışında bir vehim bulamıyorum. Eşyaya dair sorumluluklarımı yerine getirmek konusunda sallapati, evlad-ı i'yal konusunda nisbeten sami', velakin türklerin dillerindeki türlü çeşit korkuya karşı gergedan gibiyim. Gergedan, yani burnunun ucuyla meşgul ve derisi kalın olduğundan dert ve gam işlemeyen bir hayvancağız.

Bugün yaklaşık on senedir ara ara yaptırdığım gibi bir işitme testi yaptırdım, ilkinde işitme eşiğim 30 dB değildi, daha az bir şeydi, bugün biri 42, diğeri 43 dB ile yeni bir rekor kırdılar. Dahası doktor, hastalığın iç kulakta da mevcut olduğunu ve bu sebeple ameliyat da olsam sıfır kulak olmayacağını söyledi.

Olsun dedim, ben zaten onun için gelmedim, sen asıl şu burna bir bak.

Tamam, kabul ediyorum, sağır kalacağım da dedikodu duyamayacağım diye bir korkum yok, ekmek parası için de kritik bir duyu organımız değil ancak bende bunun yine de daha fazla bir üzüntü meydana getirmesi gerekmez miydi? Canım daha çok canımın sıkılmadığına sıkılıyor, ne olacak benim bu ciddiyetsizliğim?

No comments:

Post a Comment